Bugun...
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi


Prof. Dr. Turan BUZGAN SAĞLIĞIMIZ
 
 

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ve Hastalığın Görüldüğü Coğrafya

Hastalığa Ne Yol Açmaktadır?

Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’nin (KKKA) etkeni, bir virüs olan Nairovirüslerdir.

Ateş, kanama, kas ve eklem ağrıları ve halsizlik gibi belirti ve bulgularla seyreden, ölüme yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır.

Bu virüsleri taşıyabilen bazı kene türleri insana kan emmek için tutunduğunda, kenenin tükürük salgılarında bulunan KKKA virüsü kana geçerek hastalık oluşturabilir. Yani keneler hem kan emerler hem de taşıyıcı oldukları hastalıkları tutundukları canlılara aktarabilirler.

Nairovirüsler canlılar dışında yaşayamazlar ve ısıyla çabuk ölen, nispeten dayanıksız virüslerdir.

Genel kullanımdaki dezenfektanlar virüse karşı etkilidir.

Virüsün genetik çeşitliliği fazla ve mutasyona yatkın bir yapısı vardır.

Hastalık Varlığı Ne Zamandan Beri Bilinmektedir?

Hastalık, ilk kez 1944 yılında Kırım Yarımadası’nda “Kırım kanamalı ateşi” olarak tanımlanmış, 1969 yılında Afrika’da Kongo’da tespit edilen benzer bir hastalığa neden olan patojenin aynı olduğunun anlaşılmasıyla mevcut adını almıştır.

Ancak hastalık çok eski zamanlardan beri bilinmekle birlikte etkeninin anlaşılması ve hastalığın ayrıntılı araştırılması son yüzyıl içinde olmuştur.

Aslında hastalığın çok önceden görüldüğü anlaşılmaktadır.

Müslüman âlim Razi (854-935) tarafından hastalığın yaklaşık tanımı yapılmıştır.

12. yüzyılda da Tacikistanlı bir hekim olan El Cürcani tarafından da kanamalarla ve ateşle seyreden tipik klinik tablosu ile hastalık tanımlanmıştır.

Özbekistan’da yöresel adı ile hastalık yıllarca “Khungripta (kan alımı)”, “Khunymuny (burun kanaması)”, “Karahalak (kara ölüm)” gibi isimlerle anılmıştır.

Modern zamanlarda hastalık daha ayrıntılı incelenmiştir.

Hastalığın Türkiye’deki Tarihi Seyri ve İlk Vakalar

Türkiye’de KKKA, ilk kez 2002 yılında Tokat ilinde ortaya çıkan bir salgın sırasında dikkati çekmiş ve 2003 yılında kesin teşhis konabilmiştir.

Yapılan geriye yönelik çalışmalar, Türkiye’de KKKA virüsünün varlığını on yıllar öncesine götürse de, klinik vakalar 2002 yılına kadar belgelenmemiştir. Bu durum, hastalığın daha önce gözden kaçmış olabileceğini ve salgın dinamiklerinin değiştiğini düşündürmektedir.

Hastalık önce Tokat çevresinde fark edilmiş sonra özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç bölgeleri ile Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşma olmuştur.

Hastalık Hangi Coğrafyalarda Daha Yaygındır?

KKKA, dünya genelinde en yaygın görülen virüs kökenli kanamalı ateş hastalıklarından biridir.

Hastalık, Nil Deltası ülkeleri, Güney ve Orta Afrika (Sahra-altı Afrika), Doğu Avrupa, Orta Doğu, Kafkasya ve Doğu Asya gibi birçok bölgede görülmektedir.

Rusya, Bulgaristan, Yunanistan, Türkiye, Macaristan, Sırbistan, Karadağ, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Kosova, Fransa, Kafkas ülkeleri, İran, Irak, Pakistan, Afganistan, Çin’in güneyi, Hindistan, Zaire, Nijerya, Kongo, Kenya, Uganda, Tanzanya, Etiyopya Mısır gibi ülkelerde hastalık görülmektedir.
DEVAMI  https://dusununce.org.tr/?p=1332



Bu yazı 318 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI