Bugun...
Reklam
Reklam
Sayın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in Dikkatine


Zeki Buzgan
 
 
Reklam

Sayın Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer'in Dikkatine

Sayın Bakan, göreve atanmanızı müteakip, belki de ilk icraatlarınızdan birinin Bakanlığınızın mevcudiyet sebebine aykırı olduğundan umarım haberdar değilsiniz.

Büyük bir kurum olmanız hasebiyle muhtemeldir ki maiyetinizdekiler, bu genelgeyle ilgili bilgilendirmede bulunamamışlardır.

Konuya gireyim, Bakanlïğınız Hayat Boyu Genel Müdürlüğü, 03 09 2021 tarihinde E74908354.101.04.30731531 no'lu genelgeyle Halk Eğitim Merkezleri'nde 10 yıldan beri devam eden Türk İşaret Dili kurslarını 2011 yılında yayınlanmış olan bir yönetmelik gerekçe gösterilerek askıya almıştır.

Türk İşaret Dili'nin öğretilmesi, gerek Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Bildirgesi, gerekse 2005 tarihli 5378 Sayılı Engellilikle ilgili Kanun dolayısıyla bir zorunluluk olup Bakanlığınızın sorumluluğundadır. Yönetmelik, öğreticilikle tercümanlığın birbiriyle ilgili ancak bağımsız birer faaliyet olduğunu gözardı ederek "öğretici tercümanlık" ünvanlı yeni bir kavram oluşturmuştur. Tercümanlık, pedagojik formasyona ihtiyaç duyulmayan, öncelikle işitme engellilerin işiten aile bireylerinin tercih edilerek yapabileceği, diğer bireylerin ise iyi bir eğitime ek olarak işitme engellilerle birebir yaşamak ve onların sosyal hayatlarına dahil olmakla mümkün olabilir. Halbuki öğretmenlik ayrı bir meslek olup, Eğitim Fakültesi mezuniyeti gerektiren, kendi formatı olan bir disiplini gerektirir. Yani, simultane tercümanlık için dili iyi bilmek ve sosyal ilişki yeterliyken, öğretme için öğretmen titri taşımak gereklidir. (Okullarda okutulan yabancı dil öğretmenlerinin büyük bir kısmının tercümanlığı yapamayıp, öğretme işinde başarılı oldukları gibi.)

Eğer bir ilçede kurs talebi var ancak uygun öğretmen bulunamıyorsa, oryantasyon eğitimi almış olması şartıyla, lisans mezunları, onlardan da talebin karşılanamaması halinde ise ön lisans mezunlarıyla kurslar başlatılır. Bakanlığınız,10 yıldan beri buna göre bir puanlama sistemi getirerek öğreticilere hakkaniyetle bu görevi vermektedir.2011 yılından beri yürürlükte olan ancak eksik ve yanlış yayınlandığı için Bakanlığınızca da 10 yıldan beri uygulanmayan  yönetmelik kadük hale gelmiştir. Acilen tadil edilerek yenilenmelidir. Öğretmenler dururken ilkokul mezununun bile eğitici tercüman olmaları herşeyden önce Milli Eğitim Bakanlığınca reddi gereken bir husustur.

Ayrıca yine 10 yıldan beri Bakanlığınızca açılan kurslarla 120 saatlik işaret dili kurslarına ilave olarak 200 saatlik eğiticilik kurslarını başarıyla tamamlayan ve sertifika alarak yıllardan beri öğretmenlik yapan öğreticilerin sertifikalarını Bakanlığınızın verdiği gözardı edilmemelidir. Bu sertifikalar artık müktesep haktır ve inkârı halinde binlerce idari davanın açılması muhtemeldir.

Çözüme geleyim, Uluslararası hukuk ve bizim mevzuatımız bu dili bilen insanların Adliyeler, karakollar, Tapu daireleri, hastaneler vb. kurumlarda istihdamını bile zorunlu kılarken Bakanlığınızın bugüne kadar kendi verdiği belgeleri tanımaması ne kadar mantıklıdır, ne kadar hukukidir? Bunu sorgulamanızı istirham ediyorum.

Neticede kurslar derhal ve acil olarak başlatılarak; bu dili öğrenerek işitme engellilerin hayatlarını kolaylaştırmak isteyen duyarlı vatandaşların önü açılmalı ve yanlıştan dönülmelidir. Yönetmeliğe gelince, bugüne kadar kararlar ve prensipler disiplini içerisinde çok sayıda yönetmeliği kaleme almış, Uluslararası Engelli Mevzuatına hakim biri olarak bu konuda canıgönülden emrinizde olabileceğimi ifade etmek isterim.


Zeki Buzgan
Araştırmacı Yazar
İşaret Dili Çevirmen ve Eğiticileri Derneği Genel Başkanı



Bu yazı 2037 defa okunmuştur.

Reklam

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI