Bugun...
Söz ve Anlam'daki soyluluk hali!


Hülya Gülay fikrisanalalem
hulyagulay@hotmail.com
 
 

“Söz ve Anlam”daki “Soyluluk Hali”

Eğer yaşamımızı düşünceler oluşturuyorsa ve zihnimizde oluşan düşüncenin ancak küçük bir kısmını yaşayabiliyorsak, peki gerisine ne oluyor!

Düşüncelerimizin sadece bir kısmını dile getirebiliyoruz. Çünkü onlar çok hızlı. Onları yakalamamız beynimizin düşünce hızıyla dilimizin sese dönüştürme hızının aynı düzeyde olmasıyla mümkün. Dile gelen kadarını gelişi güzel, hak ettiği özeni göstermeden yaşıyoruz.  Dile getirilmemiş bütün düşüncelerin arasından hangisi ya da hangileri bizim hayatımızı oluşturmak için bekliyor.

Sözcükler yaşamın, zamanın üzerinden kayıp gidiyor ve bu üstesinden gelinmesi gereken bir durum; çözüm yolu, dağınıklıktan kurtulmaktır.

Olaya bu açıdan baktığımdan beri gerçekten uyanık ve hayatta olduğumu hissediyorum. İnanın bütün sözlerin arkasında bir sis perdesi, bir gizlilik hali var.

İlginç, acayip mi desem hatta fantastik mi! Yoksa insanın içinde saklı derinlikten fışkıran düşünceler bana mı ilginç görünüyor!

Hiç kuşkum yok ki bilinmeyen derinliklerde saklı bir iç hayatın tamamlanmamış olması, gülünesi bir çaresizlik. Bu iç hayat yüzeye çıkmaya çabalıyor ama başaramıyor. Çünkü biz ona -hatta herkes- engel oluyoruz.

Bu durumun rahatsız edici oluşunun yanında bir şeyi daha fark ettim ki hayatımız sarsıcı ve kahredici bir kuşkunun içinde gömülü oluşuyor. Oysa biz insanlar için ondan daha önemli hiçbir şeyin olmaması gerekirdi. Hayatımızı yaşamaktan başka!

İç dünyamız en kuytu köşelerine kadar keşfedilmeyi beklerken, biz olanla yetinmeye çalışıyoruz.

Ancak bu büyülenme halini bozan, beni kendime getiren, bir acımasız baskı, güneşi kapatan bulut gibi bilincimi gölgeleyen/örten, karartan, uykudaymışım gibi gezinmeme sebep olan bu durumdan kendimi kurtaracak bir şey arıyorum.

Okurken, dinlerken hep aynı sözlerin söylenmesinden, yazılmasından bıkkınlık duyuyorum. En kötüsü kendimin de aynı şeyleri söylediğim, aynı sözcükleri kullandığımı anlamam. Aşınmış, harap olmuş sözcükler, milyonlarca kez kullanılmaktan yıpranmışlar.

Hala bir anlam taşıyorlar mı?

Sanmıyorum, öyle olsaydı bize mutluluğun, huzurun kapılarını açarlardı.

İnsanlar onlara göre davranış gösteriyorlar, gülüp ağlıyorlar.

Sözcükler düşüncelerimizin ifadesiyse eğer, lakırdı yapmamızın, içimize kazılı o sözlerin, izleri hiç durmaksızın acıdığı/acıttığı ve bizleri oraya buraya sürükleyen, etkili ses/sesler olduklarını inkâr edemeyiz.

Keşke bu yıpranmış sözcükleri, alışkanlıkla söylenen yavan sözcükleri içimizden, dilimizden söküp atsak, ruhumuzu “içi boşalmış sözcük çöplüğü”nden kurtarabilsek.

Özlediğimiz, beklediğimiz, olmasını istediğimiz bu arınma kendiliğinden olacak bir şey değil. Elbette yeniden sözcük üretmeyeceğiz. Eskiye, zamanın gerisine giderek sözcüklerin en doğru anlamını keşfetmek için çaba göstereceğiz.

Bildiğimiz sözcükleri, onlarla yer değiştirmeliyiz. Arketip cümleler kurmalı, onun ışıl ışıl parlayan enerjisini görmeli ve o enerjiyi her bir hücremize yansıtmalıyız. Zihnimizin huzurlu sessizliğini kazanmalıyız.

Kendi anlamı dışında kullandığımız her sözcük, öfkenin doğmasına sebep oluyor, adeta sihirli bir anahtar gibi karanlığın kapısını açıyorlar. Zorlayıcı hatta acımasız bu sözler aynı zamanda heyecansız, tutkusuz, sevgisiz, hoşgörüden uzak oluyorlar.

İnsanın bir tane hayatı var, tek bir tane ki o hayatı yaşarken kendimize hiç dikkat etmiyoruz. Başkalarının mutluluğunu kendi mutluluğumuz sanıyoruz. Oysa kendi ruhumuzdaki/ bilincimizdeki hareketleri dikkatle izlersek kesinlikle mutlu oluruz.

Hayatımıza yön veren olayların altında sessiz, dramatik bir duygu hali gizlidir. Patlamaya hazır, yanardağın lavlarını püskürtmesi gibi yayılmayı, yakmayı bekleyen sözcükleri daha ne kadar bastırabiliriz,  engelleyebiliriz. “Manânın Enerjisi”yle, hayatımızın bir ışığa dönüşüp yepyeni bir boyuta kavuşmasını sağlayarak, muhteşem sessizlikte varlığını sürdüren, o soyluluk halini açığa çıkarmalıyız.



Bu yazı 139 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI