Bugun...
İş yerindeki zorbanın enstrümanları; ayna, mağdur ve destekçisi


Güner GÖNEL Konuk Yazar
guner_g@hotmail.com
 
 

İş yerindeki zorbanın enstrümanları;

Ayna, mağdur ve destekçisi

İş yerinde karşılaşılan her türlü olumsuzluk ve anlaşmazlıklar mobbing veya zorbalık mıdır?

Elbette hayır.
Bir iş yerinde iş stresine bağlı, kasten ve sürekliliği olmayan tartışmalar, uyuşmazlıklar da yaşanabilir.
Hatta çalışma ortamında her yapıda insan olduğu için fiziksel şiddete varan ağır tepkiler, öfke patlamaları, cinsel tacizler bile yaşanabildiğini hepimiz biliyoruz.
Bunlar yasada her biri için kendi ayrı cezai yaptırımı olan davranışlardır.
Eğer tutum ve davranışlar, sürekli, yıldırmaya yönelik ve kasten yapılıyorsa, kişinin işini gereği gibi yapmasını engelliyor, işten uzaklaştırma amacı güdüyorsa, kişinin kendisini yetersiz ve çaresiz hissettiren, minimum aylar süren eylemlere maruz bırakılıyorsa mobbing veya zorbalıktır.


İş ortamlarımızda sınırsız yapıda insanla çalışmakta olduğumuzdan, sınırları ve çerçevesinin belirlenmesi zor eylemler zinciridir mobbing. Bu nedenle de sosyoloji, psikoloji, hukuk gibi çok disiplinli değerlendirmeyi gerektirir.
Peki, kimler arasında gerçekleşir? Yöneticiler astlarına mı uygular? Astlar üstlerine mi? Yoksa eş konumda olanlar birbirine mi uygular?
Bu sorunun cevabı “her yöne”dir.

Bir yönetici, bilgisine ve liderlik becerilerine güvenmiyorsa, kendisine rakip gördüğü astlarından birini veya yönetme biçimine uygun yapıda olmayan birini “yönetim zaaflarının farkına varacağı” iç kaygısından kaynaklanan “düzenini koruma” adına ezmeye başlar.
Yöneticinin astına mobbing uygulaması, elinde yetki silahı olduğundan hem yaygındır hem de çok kolaydır. Dışlanan ve aşağılanan birinin yanında görünmekten korkmayacak, kendi muhakeme yeteneğine güvenen “sağlam” insanlardan değillerse, çalışma arkadaşları da, “ait olma” gereksinimine yenik düşerek kolaylıkla destekçi durumuna geçiverirler…
Eş konumda olanların arasında yaşanan mobbing veya zorbalık, biraz daha uğraştırır zorbayı…
Çok emek harcaması gerekmektedir, dedikodu ve senaryolar yaratması ve yeni bir algıyı yönetmesi kolay olmayacaktır.
Çoğu zaman kendilerini mağdur, mağduru zorba veya uyumsuz göstererek ezileni oynamak durumundadırlar.

Astların üstlerine karşı mobbing yapmaları da hiç azımsanmayacak orandadır. Astın, herhangi bir sebepten üst olarak kabul etmeyerek duruma tepki gösterdiği bir yöneticinin atanması durumunda, yönetici yetkilerinin bir nedenle kısıtlı olmasından kaynaklı vb. nedenlerle yeterli otorite dengesini kuramamışsa zorba niteliklerini karakterinde barındıran bir ast tarafından bir takım eylemlere maruz kalacaktır.
Nasıl başlar peki?
Ve kimleri seçer zorba, kendisine kurban olarak?
Kendisinden nitelikli, olmayı isteyip de asla olamayacağı donanıma, kişiliğe veya koşullara sahip birisidir örneğin…
İnce nazik, iş odaklı kişilikler işyerlerinde daha çok zorbalığa maruz kalırlar…
Çünkü zorbalar, herhangi bir sebeple hayatları boyunca sevgi kavramını tatmamış, içleri dünyaya öfkeyle dolu insanlardır.
Bu insanlar, en derinde, kendilerine adil bir yaşam hakkı verilmemiş olduklarını düşünürler ve kendilerini değersiz hissederler… Bu değersizlik duygusu, kendisini bilinçaltında derinlere gizler, öfkenin yüksek frekanstaki gücü ile birleşerek bu duyguyla başa çıkmak için “değerli” gördüğü insanları ezmeye ve yok etmeye yönelik yıkıcı düşünce ve eylemlere dönüşmektedir.
Zorbaları; sevgiden, insani değerlerden, medeni ilişkilerden, asaletten çok uzak oluşlarından, kaba saba hal ve davranışlarından kolaylıkla tanıyabilirsiniz.
Zorbalar, her zaman kurban olarak kendisinden daha “şanslı” ve güçlü algıladığı insanları mı seçer?
Buna da cevabım hayır…
Bazen de gerçekten içe dönük, silik, zayıf, ürkek ve çekingen olabilir kurban… Belki fiziksel bir engeli vardır, belki de dikkat çeken başka bir farklılığı…
Bir zorba veya tacizci kendinden zayıfı gördüğünde ezmek için bu fırsatı kaçırmayacaktır.
Neden mi?
Hayatında bir yerlerde zayıf olmanın, engelli olmanın veya ürkek olmanın acısı yaşatılmıştır ona ve bu bilinçaltına kodlanmıştır;
Bu nedenle zayıftan nefret ederler… Zorbalık derecesinde olmasa da etrafınızda birisinin farklılığı, engeli, zayıflığı ile alay edenlerin de temelinde bu sebep yatar. Kendisiyle sorunu olmayan “ortalama dengede” bir insan, en azından hayatta kendisinin de engelli veya zayıf konumda olma potansiyeli olduğunu bilir. Aksi durumda olan insanda, ilkel beyin devrededir ve yetişkin yaşlarda olmasına rağmen henüz bu ilkel beyninin ona neler yaptırdığının farkına varamamıştır. Bir zorba, kendisini kurban durumuna düşürmüş olan kendi “bilinçaltı” ile savaşmaktadır aslında!
Astın üstüne yaptığı zorbalıkta, yine ego devrededir.
Ancak bu durumun diğerlerinden farkı, buna ortam hazırlayan bir yönetim anlayışı ve yönetimin bu kez destekçi durumunda olmadığı, bizzat mobbinge sebep olacak bir “yönetim hatası” yapılmasıdır. Atama ya haksız yapılmıştır veya bu atama yetki sorumluluk karmaşası vb. nedenlerle iyi yönetilememiştir. İçlerinde zorbalığa yatkın karakterler varsa da durum ağır bir mobbinge dönüşebilir.
Ancak, astların üstlerine karşı yaptığı mobbing eylemlerinde, bizi diğer Avrupa ülkelerinden ayıran bir yön olduğunu düşünüyorum: Özellikle kurumsallaşmamış aile şirketlerinde, bir patronun yakını veya kamuda “torpilli” bir ast çalışan, arkasındaki güce güvenerek, zorbalık eylemi gerçekleştirebilmektedir ki bu belki de en çok karşılaştığımız durumdur.
Örneğin bu kişi, verilen işi yerine getirmeyecek, çalışma düzenine aykırı, kendisine özel ayrıcalıklarda diretecektir. İstediği olmadığı zaman, dayandığı güç faktörü tarafından yöneticisinin cezalandırılmasına veya adil bir yönetim anlayışına karşı davranmasına sebep olabilecektir.
Hangi yöne olursa olsun, zorba veya tacizcinin tutum ve davranışlarının mağdura etkisi çoğu durumda mağdurun bütün yaşantısına uzanacak boyutlara varabilir. Geceleri uyku düzeni bozulmaya başlar. Baş ağrıları, konsantrasyon bozuklukları, kronik yorgunluk, depresyon ve hatta yaşamına son verme düşünceleri oluşmaya başlar.
Aylar veya yıllarca, yavaş yavaş, işe yaramaz hale getirilen, sonraki aşamada dışlanan, yok sayılan, yanındayken bile “kendisiyle” değil “hakkında” konuşulan mağdurun öz güveni derinden sarsılmıştır.
Çünkü zorbalar, kurbanın özgüveni ve varoluş kaynaklarını sömürmeye yönelik yaparlar tüm eylemlerini.
Zorbalık veya mobbing yapanın, kendi “ben”leri ile ömür boyu süren savaşlarında “ben”lerine dokunan insanları, hayatlarına kastedecek düzeyde kurban olarak seçtiğini bilseydiniz bir zorbanın yanında olur muydunuz?

 


 



Bu yazı 941 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI